|
Edebiyat©
Hod'un edebiyatı eski dönemden bu yana anlatı üstüne kurulmuş ve bugüne
bu biçimde ulaşmıştır. Kuşaktan kuşağa aktarılan, halk hikayeleri,
masallar, destanlar, türküler, anlatılar çok ender olarak bazı insanlar
tarafından kaleme alınmasına karşın genelde sözlü gelenek olarak bugüne
gelmiştir. Kimi birşeyler eklenerek, yeni, güncel motiflerle beslenerek
gelişen ama çoğu da unutulup giderek büyük ölçüde azalmıştır.
Bir dönem ekonomik nedenlerle geçici olarak başka yerlere giden insanların,
genellikle kışları köye dönmeleri bir bilgi, kültür alışverişi olarak işlev
göstermesine karşın, yoğun göçün yaşanmasıyla eski ilişki biçimlerinin
sürmemesi, giderek birçok şeyin unutulmasına neden olmaktadır. Ayrıca
gelişen teknolojinin sunduğu, önce radyo, sonra televizyon aracılığıyla daha
bağımsız ve kolay eğlenme olanakları sağlanmasıyla insanlardaki sözlü
aktarma geleneği artan bir hızla ortadan kalmaktadır. Bu sürecin herhangi
bir biçimde belgelenmesi ise işi daha da çıkmaz hale getirmektedir.
Ancak Hod'a ilişkin yapılan araştırmaların son dönemlerde önemli bir
belgeleme işlevi yerine getirdiğini de gözardı etmemeli.
Hod'a ilişkin her anlatı, türkü, şiir ve öteki folklorik ögeleri burada
işlemek güzel bir buluşma noktası olurdu. Olanaklar dahilinde bu
gerçekleşecek kuşkusuz.
Hodlu şairler, özellikle 18. yüzyılın ikinci yarısından sonra önemli
eserler bıraktılar. Bu örneklerin çoğalması, kıyıda köşede kalmış yazılı ya
da sözlü kaynakların toparlanması çok anlamlı olurdu.
© Bekir Karadeniz
Şairler

Araştırmalar
|

© BeKa |