Hod Müziği Üzerine©
Genel olarak Hod türküleri, deyişleri, oyun havaları
ritim bakımından Erzurum ve Kars’ın etkisi altında kalmıştır. (Eskiden
özellikle Erzurum tarafından köyümüzü sık sık ziyaret eden gezici ozanların
bu etkileşimde büyük rolü olmuştur.) Doğal olarak bu durum tersine de
geçerlidir. Artvin’in, Hod’un özgün parçaları, çevre yerleşim birimlerine
taşınmış ve onları etkilemiştir. Bu sirkülasyondan bir kuzeydoğu ritmi
oluşmuştur.
Erzurum’da 5/8 ve 10/8’lik karma usuller,
Kars’ta ise 3/8, 4/8, 5/8, 10/8 ve 12/8’lik ritimler
yaygındır.
Genelde Hod türkü ve oyun havalarında ise 2/4, 4/4,
5/8, 10/8, 3/8, 6/8 ve 12/8’lik ritimler yaygındır. (Bazı
ezgilerde arada ritim değişiklikleri de olabiliyor.) Bunlara ek olarak
elimizdeki kaynaklardan Hod folklorunda 7/8 hatta 8/8’lik
ritimlerin de olduğunu saptadık. Örneğin Aşık Talihsiz’in kaynaklık
ettiği »Merhaba Ey Biraderler«, aksağı başta olarak 7/8’lik, Aşık
Yanari’nin »Düşün« adlı deyişi 2+2+3=8/8’lik olarak
karşımıza çıkıyor.
Bazı ezgiler usulsüz başlayıp belirli bir yerinde asıl
ritme geçer. Genel olarak ezgilerimiz ne çok hareketli, ne de çok ağırdır.
Kültürel etkileşim sonucu yerimiz öyle saptanmış ki, Karadeniz’in hızlı esen
rüzgarını, Erzurum’un ağır havaları durdurmuş ve ikisinin ortasında bir
ritmik yapıya sahip »Hod Folkloru« oluşmuştur.
Ezgi
Bilindiği gibi Artvin’de tulum yaygın bir
çalgıdır. Özellikle Hod’da tek çalgıdır. Bu çalgıda ses genişliği oldukça
dardır. Çift kamışlı olmak üzere 5 perdesi vardır. Dolayısıyla en
kalın perdeyi Re kabul ederek tulumda Do-Mi-Fa-Sol-La ve de
ara sesleri vardır. Durum böyle olunca doğallıkla Hod ezgilerinde de ses
sınırı beylidir. (Re-La ya da Mi-Si) vs. Buna karşılık
ezgilerimiz oldukça zengindir. Gerek ritim, gerekse melodi açısından çok
çeşitlilik gösterir.
Tulumu dinlediğiniz zaman hep aynı şeyi tekrarlıyormuş
hissine kapılabilirsiniz. Biraz dikkat edilirse melodinin değişkenliği
rahatlıklı duyulur. Ayrıca çift kamışlı olduğundan süslemeler çokseslilik
oluşturur. Örnek verirsek, Sümmani ağzı ile söylenen, »Ilgın
Ilgın Esen Seher Yelleri«, »Her Daim Böyledir Feleğin İşi« gibi Kerem
ayağında söylenenlerle »Yayladan Gel Yayladan«, »Merhaba Ey Biraderler«
gibi Garip ayağında söylenen türküler.
O kadar ilginçtir ki yalnızca 3 sesin (Fa-Sol-La)
kullanıldığı çok ezgimiz var. Üstelik genişlik çok sınırlı olduğu halde
sesler öylesine işlenmiştir ki defalarca dinlemek insanı sıkmaz. Böyle
ezgiler genellikle Sol sesinde başlar. (Fa kararlı olanlar da
var.) Bunlara örnek olarak şunları sıralayabiliriz:
»Kaya Dibi tuz Gibi«, Kız Ana Ana«, »Isırgan Uzun Uzun«,
»Bilal Ağıtı«, Gönül Efkarlanma«.
Aşık Yanari’nin ezgilerin gelince, onu basit olmakla
birlikte bir ekol olarak değerlendirebiliyoruz. Çünkü onun deyişleri
özgündür. Dinlediğiniz zaman, bunlar Yanari’nindir diyebilirsiniz.
Nasıl ki bir Sümmani Ağzı vardır ve hemen belli olur, bu alanda
kendini kabul ettirmiştir. Bizim Yanari de kendi çapında bir ağız
oluşturmuştur.
Deyişlerinde ritim 3/8 ve 6/8’dir. Ses
genişliği 3 ya da 4’tür. Kendine özgü bir melodi akışı vardır.
En önemlisi Yanari’nin ezgilerinde prozodi yani ezgi-söz
uyumu son derece sağlamdır.
Hod türküleri üzerine çok şey söylenebilir. Son olarak
şunu eklemek istiyorum. Herşey iyi güzel ama Hod’da bağlama da yaygın
olsaydı, sanıyorum ezgilerimize daha değişik bir boyut ve zenginlik
getirebilirdi.
Seyfettin Kaya
(Kaynak: Osman İlker ● Yukarı Maden ve Yukarı Madenliler)